 |
Allerjik hastalıklara sebep olan allerjenler çok çeşitlidir.
Havada bulunan polenler,
küf mantar sporları, ev
tozu akarları, hayvan
tüy ve deri döküntüleri
gibi allerjenler,
toplumda toz olarak
bilinen allerjenlerdir
ve solunum yollarında
allerji yaparlar.
Besin maddeleri,
yumurta, buğday, süt,
fındık, fıstık gibi kuru
yemişler, meyveler ve
kabuklu deniz mahsülleri
de ağız yolu ile
vücudumuza girerek
genellikle deride ve
barsaklarda allerji
yaparlar.
İlaçlarla olan allerji her organda görülebilir. Bazı bitkiler
ve kimyasal maddeler de
derimize dokunduklarında
temas allerjilerine
sebep olurlar. |
|
|
 |
Polenler (çiçek tozları) bitkilerin
fertilizasyonu için
gerekli olan yaklaşık
2-50 mikron çapında
yuvarlak veya oval
şeklinde çok defa sarı
renkli germ
hücreleridir. Polenlerin
hepsi allerji yapmaz.
Çiçek tozları deyince bazı hastalarımız evde büyüttükleri
salon bitkilerinin,
karanfil, gül gibi
renkli ve kokulu
çiçeklerin polenlerinin
allerji meydana
getirdiğini sanarlar.
Oysa bu tür bitkilerin
polenleri genellikle
böcekler ile
taşındığından, ağır ve
yapışkandırlar ve havada
yaygın bulunmazlar.
Ancak hava ile yayılma
özelliği olan, rüzgarla
taşınabilen, hafif ve
yapışkan olmayan
polenlerin bazıları
allerjik reaksiyonlara
neden olabilirler.
Bu tür polenler daha çok çevremizde yaygın
olarak bulunan çayır, ot
ve bazı ağaçların
polenleridir. Bu
bitkilerin tek bir polen
torbasından milyonlarca
polen havaya yayılmakta
ve rüzgarlar aracılığıle
300-400 km uzaklara
taşınabilmektedir. Bu
sebeple çevremizdeki
ufak bir bölgede bulunan
ağaçların veya otların
temizlenmesiyle bu
polenlerden kurtulunması
söz konusu değildir.
Rüzgar aracılığı ile
taşınan polenlerin cins
ve miktarı iklim
şartlarına bağlıdır. Bol
yağışlı mevsimlerde
havadaki polen
miktarlarında da artış
olur. Dolayısıyla bu
iklim koşullarının
neticesindeki havadaki
polen miktarına bağlı
olarak kişinin
şikayetleri de seneden
seneye farklı olmakta
dır. Allerjiye sebep
olan bitkilerin tür ve
cinsleri de o bölgenin
iklim şartlarına göre
bölgeden bölgeye ve
memleketten memlekete
değişmektedir.
Memleketimizde de
çeşitli iklim bölgeleri
olduğu için bölgeden
bölgeye tabii flora adı
verilen bitkilerin tür
ve cinsleri de
farklıdır. Bölgeden
bölgeye, mevsimlere göre
farklı bitki örtüsü
olmakla birlikte bazı
bitkiler özellikle çayır
türleri tüm dünyada
yaygın olarak bulunur.
|
|
|
 |
Küf cinsleri ev içinde organik maddeler ve
tabiatta bitkiler ve
hayvanlar üzerinde
yaşarlar. Uygun hava
şartlarında
kendiliğinden
çoğalırlar. Ev hanımları
mantarları, yemeklerin
küflenmesiyle,
bekletilen ekmeğin,
peynirin, meyva ve
sebzelerin üzerinde
görebilirler. Ancak
mantar sporları 3-5
mikron büyüklüğünde olup
polenlerden daha
küçüktür.
Küf mantar sporları havaya yayılarak genellikle allerjik
nezle ve bronşiel
astmaya sebep
olabilirler. Mantar
sporları evde rutubetli
yerlerde bol miktarda
bulunur ve allerjisi
olan kişilerde yıl
boyunca rahatsızlık
meydana getirir. Küf
mantarlarının binlerce
cinsi mevcuttur. Bu küf
mantarlarının hepsi
allerjenik değildir.
Bazı küf mantarları
faydalı olup
enfeksiyonları tedavi
ettiğimiz penisillin ve
diğer antibiotikleri
meydana getirirken,
bazıları da şiddetli
zehirli maddeler
çıkarır, diğerleri bitki
hastalıklarına sebep
olmaktadırlar.
Küf mantarları çoğalmalarını havaya yaydıkları
sporlar ile yaparlar.
Sporlardan çıkan
filizlere misellium
adı verilir. Bunlar
çoğaldıkları yerlerde
yeşil, sarı, kahverengi
veya siyah renkler
oluştururlar.
Mantarlar dünyada en hızlı büyüyen ve çoğalan canlılarıdır.
Küf mantar sporları
polenlerin aksine hem
çok miktarda spor havaya
yayarlar hem de kışın
karla örtülü günler
dışında bütün sene
boyunca çevremizde
bulunurlar. Yağmur,
havanın ısı ve rutubet
miktarı mantarların
çoğalmasında etkili
faktörlerdir. Birçok
mantar sporları nın
havada bulunması havanın
ısı ve nisbi nemine
bağlı olarak mevsimden
mevsime değişirken,
bazan bu değişme gece
gündüz arasında bile
olmaktadır. Bazı mantar
cinsleri büyümeleri için
bahar aylarını tercih
ederken diğerleri yazın
çok sıcak ve rutubetli
günlerinde
çoğalmaktadır.
Örneğin “Monilia “ grubu mantarlar çağalmaları için ilkbahar
aylarını “Alternaria” ve
“ Hormodendrum” cinsi
küflerde yaz aylarını
tercih etmektedir.
“Pullularia “ çayır ve
meyva yaprakları üstünde
çoğaldıkları için kış
ayları hariç her
mevsimde bol miktarda
her yerde bulunmaktadır.
Mantarlar bilhassa ev
içindeki organik eşyalar
üstünde çağaldıklarından
çok eşyalı ve çöplü
ortamlarda fazla ve
hızlı çoğalırlar.
Mantarların en çok
sevdikleri ortamlardan
biri de deniz
kenarlarında bulunan
yazlık evlerdir.
Haftalar hatta aylarca
kapalı kalan bu evlere
girildiğinde burnumuza
gelen küf kokusu bu
sporların ev içinde
artarak havaya
yayılmasından ileri
gelmektedir.
|
|
|
 |
Ev tozu içinde allerjik hastalıklara sebep
olabilen pek çok
allerjen olmasına rağmen
bunların en önemlisi ev
tozu akarlarıdır.
Akarlar (Dermatophagoides pteronyssinus) evlerimizin bilhassa
yatak odalarımızın,
yatak, yastık ve
yorganlarımızın doğal
sakinleridir. Ancak
mikroskop ile
görülebilen 30-40 mikron
büyüklüğünde böcek
şekinde hayvancıklardır.
Bunlar en çok rutubetli
ve sıcak ortamda bulunan
yastık, yatak ve elyaflı
mobilyalar içinde yaşar
ve çoğalırlar.
Dişi akarlar bir defada 25-50 yumurta
bırakır. Bu
yumurtalardan çıkan
akarlar 3 haftada
erişkin durumuna
gelebilir.
Akarların belli
başlı besinleri insan
deri döküntüleri teşkil
ederken su ihtiyaçlarını
da hava içindeki
rutubetten alırlar. Bu
hayvancıkların
canlılarından başka
ölmüş ve parçalanmış
doku parçaları ve
dışkıları da
allerjendirler. Her
akarın günde 20-25 defa
dışkı bıraktığı
saptanmıştır.
|
|
|
|
Evlerde beslediğimiz evcil hayvanların deri
döküntüleri ve tüyleri
de sıklıkla allerjik
hastalıkların nedeni
olabilirler. Bu sebeple
allerjik kimselerin
evlerinde kedi, köpek,
kuş gibi evcil hayvan
beslenmesi sakıncalıdır.
Bu hayvanların diğer
vücut salgıları ve
dışkıları da allerjen
etki yapabilmektedir.
Kuştüyü yastıklar zamanla ufalanıp toz haline
geldikçe solunum
sistemine girmesi daha
kolaylaşmaktadır. Ayrıca
bunlar mantar, bakteri
ve evtozu akarları için
uygun üreme
vasatlarıdır. Kediler
köpeklere nazaran daha
çok allerjeniktirler.
Kedilerin tüyleri, tükrük ve deri döküntüleri
de allerjenik maddeler
içerirler. Hayvan
allerjenleri evlerin
koltuklarından
elbiselere yapışarak
başka yerlere
taşınabilirler. Bu
sebeple kediler evden
uzaklaştırıldıktan sonra
evdeki halı veya
eşyaların çok iyi
temizlenmesi hatta
mümkünse değiştirilmesi
gerekir.
|
|
|
|
Besin maddeleri bazı kimselerde ürtiker veya
solunum yolu allerjik
hastalıkları ortaya
çıkarabilirler. Bu
allerjik hastalıklar
basit bir bulantı, kusma
olabildiği gibi
anaflaktik şok gibi çok
ciddi sonuçlar da
doğurabilir.
Allerjiye en sık sebep olan besinler, kabuklu
deniz ürünleri, balık,
fındık, fıstık, yumurta
ve inek sütüdür. Bunun
dışında birçok besinler
de değişik allerjik
hastalıklara sebep
olabilir. Saf ve tabii
besinlerin ortaya
çıkardığı allerjik
reaksiyonları suni besin
maddelerin
hazırlanmasında renk
veya lezzet vermesi için
konan çeşitli kimyasal
katkı maddelerinin
allerjileri ile
karıştırmamak gerekir.Bu
tür suni boyalı gıda
maddeleri içeren
besinler çok sık olarak
allerjik hastalıklara
neden olduğundan
allerjik şikayetleri
olan kişiler
yememelidir.
|
|
|
|
Bu sayılan allerjenlerden başka böcekler
bilhassa arı sokmaları,
başta penisilin olmak
üzere diğer birçok
ilaçlar zaman zaman
allerjik reaksiyonlara
neden olabilirler.
İlaç allerjilerinde
sadece penisilin,
sulfamitler ve insulin
için tedavi vardır,
diğer ilaç
allerjilerinde çözüm o
ilacın bir daha
alınmamasıdır. Arı
allerjilerinde ise aşı
tedavisi ile %100 olumlu
sonuç alınmaktadır. |
|