|
Atopik dermatit, kaşıntı ve
döküntü ile seyreden ve allerjik
kişilerde sık görülen bir deri
hastalığıdır. Bebeklerde
görüldüğünde "süt ekzeması"
veya "çocuk ekzeması" da
denir. Vakaların yüzde 90 ında
hastalık iki yaşın altında
başlar.
Atopik Dermatit genellikle süt
çocuğu döneminde 3-6 aylar
arasında yanaklarda kaşıntılı,
kırmızı, kuru deri lezyonları
olarak başlar. Bu belirtiler
hafif olduğu zaman bebeğe elma
yanaklı, sağlıklı bir görünüm
verir. Sonradan dirsek önü ve
diz arkalarına ve bütün vücuda
yayılabilir. Diğer allerjik
hastalıklar gibi bu da bulaşıcı
değildir.
İlk olarak 1885 de Besnier ve
Brocq bu hastalığı
tanımlamışlardır. Bütün dünyada
görülme sıklığı aynıdır.
Hacettepe Üniversitesinde 1963
de yaptığımız araştırmada
Türkiyede atopik dermatit
görülme sıklığı %2.5 olarak
saptanmıştır. Allerjik bünyeli
kimselerde bu oran %23 dür.
Cilt kuruluğu ve buna bağlı
kaşıntı hastalığın en belirgin
özelliğidir. Bebeklerde yüz ve
yanaklarda deride kalınlaşma,
pullanma ve kızartılar görülür.
Daha ileri yaşlarda döküntüler
genişleyerek alın ve boyuna da
yayılır. Daha da ilerlemesi
sonucunda dirsek ve diz eklemi
iç yüzünde kaşıntılı odaklar
meydana getirir. Bu safhaya
gelmiş atopik dermatitler
kronikleşmiş olduklarından
deride çeşitli şekillerde
görülebilir. Bazen
iltihaplanarak çok daha karmaşık
bir tablo haline de dönüşebilir.
Atopik dermatitlerin %80 i çocuk 3 yaşına
gelince kaybolur. Fakat bu
iyileşen çocukların çoğunda
sonradan sık nezle burun
tıkanıklığı ve akıntısı,
öksürük, hırıltılı solunum
şeklinde solunum sistemi
allerjileri başlayabilir. Atopik
dermatitli çocuklarda astma ve
allerjik nezle sıklıkla
görülmektedir. İyileşmeyen
atopik dermatitli kimselerde
deri döküntüleri vücutta, kol ve
bacaklarda yuvarlak veya oval
döküntüler şeklinde görülür. Bu
şekildeki atopik dermatite
sıklıkla numuler ekzema veya
juvenil ekzema adı da
verilmektedir.
Buluğ çağı sonrasına da devam ettiği takdirde
kuruluk ve pullanma daha da
artar ve döküntüler daha da
yaygınlaşır. Dirsek, boyun, omuz
başı, el veya ayak sırtlarında
yerleşme eğilimi gösterir. Bazen
tek bir noktaya yerleşerek,
vücudun diğer bölgelerinde
iyileşse bile o noktada sabit
olarak uzun yıllar kaldığı da
olabilmektedir. Nadir olarak da
bazılarında erişkin yaşlarında
da devam edebilir. Bu durumlarda
deri bulguları şekil değiştirir
kol, bacak ve vücutta yuvarlak
veya oval şekilde kendini
gösterir.
Serum IgE seviyesi bu hastalarda oldukça
yüksektir. Genellikle mevsimlere
bağlı olarak havadaki nem
seviyesi ve emosyonel faktörler
etkili olur. Sebep olan
allerjenler tam bilinmemekle
beraber genellikle başlangıçta
buğday, süt, ve yumurta gibi
besinler sonradan da polen,
mantar sporları ev tozu akarları
rol oynayabilirler. Birçok
allerji uzmanı süt çocuğu
döneminde inek sütünü belirli
bir süre diyetten çıkarmayı ve
yumurtayı bir yaşına kadar
başlamamayı rutin olarak
uygulamaktadır.
Tedavi, kuruluk için katı vazelin, kaşıntı
için antihistaminik ilaçlar ve
döküntüler için de kortizonlu
merhemler kullanılır. Ancak
önleyici tedbirler tedaviden
daha önemlidir. Bu tedbirler
şunlardır.
1) Vücudun kuru yerlerinin ihtiyaca
göre sıklıkla yağlanması. Bu
yağlama için en uygun madde katı
vazelindir, losyon tarzı yumuşak
sıvı kremler kuruluğu daha da
artırabilir.
2) Ciltde kuruluk yapıcı durumlardan
kaçınmak. Sıcak banyo yerine
ılık duş tercih edilmesi vs.
3) Deride aşırı tahriş yapıcı
durumlardan sakınılması; aşırı
kaşıma, havlu ile aşırı kurulama
veya keselenme, yünlü fanila
veya elbisenin direk temas
etmesi gibi.
|